sadsad x
asdasd
Yeni

Yedikıta Dergisi (Kasım) - S.159

Marka: Yedikıta Dergisi
Yazar: Kollektif
Kitabı İnceleyin
Kargo Hafta içi saat 12:00'a kadar verilen siparişler gün içerisinde, 12:00 dan sonraki siparişler ise 24 saat içerisinde kargoya verilecektir.Kargoya verildikten hemen sonra size siparişinizin durumunu bildiren bir e-posta ulaşacaktır.
17,00 TL
stoktanteslim2.png (3 KB)
kapidaodeme1.png (2 KB)
guvenlialisveris1.png (2 KB)
Paylaş:
Kampanya

{{CMP.TITLE}}

{{CMP.DESCRIPTION}}

  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (0)
  • Tavsiye Et
  • Resimler
  • Hızlı Mesaj
  • Öneri Kutusu
  • Asırlar geçip ana-babaları değişse de hiçbiri tahtında baki kalmasa da Osmanlı padişahlarının her biri aynı hedefe kilitlenmiş olarak hükümdarlık ettiler: İslâm sancağını bir adım daha öteye taşımak. Bu bakış açısı elbette ecdadımızın hepsinde vardı. Bu sebepledir ki bugün Anadolu ve dünyanın pek çok yerinde İslâm’ın mührü var.

    Söğüt’te toprağa ekilen tohumun yüzlerce, binlerce kilometre uzakta ve yüzyıllar boyunca yeniden filizlenmesi gibi bir hadiseydi bu. Toprağın altındakilerin, üstündekiler için ne manaya geldiğini gösterircesine taze fidanlar, toprağa düşen şühedaya dayanarak büyüdü her zaman. Zira; “Bilakis, onlar berhayattırlar, fakat siz bilmezsiniz…”

    Belgrad için de aynı gayelerle sefere çıkmıştı Sultan İkinci Murad, oğlu Fatih Sultan Mehmed ve hatta torunu Sultan İkinci Bayezid. Ama fetih, üçüne de nasip olmadı. Öyle ya, nasipsiz bir lokma bile yenilemezdi, kaldı ki Belgrad gibi bir kale fetholsun. Zira o, geniş nehirlerin ardında muhkem bir yer tutmuştu.

    Devrin tarihçilerinin ifadeleriyle Belgrad Kalesi; Avrupa’nın çelik kilidi ve fetih kapısının anahtarıdır ama adı gibi çetin ve sağlamdır. Fakat Osmanlı tahtının yeni sahibi de bir o kadar çetin ve kararlı, kılıcı da bir o kadar parlaktır. Ve o da ecdadı gibi İslâm’ın güzelliklerini bir adım daha öteye taşımayı düşünmektedir.

    Osmanlı ordusu, Kanuni Sultan Süleyman başında olduğu hâlde büyük bir merasimle İstanbul’dan ayrılıp, kona göçe, yeni kaleler fethede fethede, Belgrad önlerine geldi. Bazen yağmurlar ve sellerle mücadele ederek, balçıklara bata çıka ilerlense de ordunun iaşesiyle, kısa sürede kurulan köprülerle, askerî lojistik ve teknoloji noktalarında başarılı bir imtihan verildi. En büyük motivasyonları ise her zaman olduğu gibi yüksek idealleri ve güçlü maneviyatlarıydı.

    Bugün, Belgrad’ın ilk fethinin üzerinden 500 yıl geçmiş bulunuyor ve tarihî şehir hâlâ bu fethin nişanelerini taşıyor; kalesinin burçlarında, sokaklarında ve dahi havasında. İstifadeli okumalar dileriz.

    Konu Başlıkları: Avrupa’nın Çelik Kilidi Belgrad/Veysel Sekmen; Savaş Muhabiri Belgrad’dan Bildiriyor; Akdeniz’de ve Kızıldeniz’de Balinalar Var mıydı?/Ahmet Sarbay; İsmiyle Müsemma Bir Kule Planı Üsküdar Ağacı/Recep Kankal; Ey Uzaylılar! Sabah-ı Şerifleriniz Hayrolsun!/Tuna Ser; Kastamonu’da Gönül Sultanı Bir Âlim Şeyh Şâbân-ı Velî Hazretleri/Soner Demirsoy; İstanbul Önlerinde Bir İngiliz Donanması/Kayıhan Çağlar; Evliyalar Şehri Sayram/Hasan Nazır; Yılların Eskitemediği Lezzet Halkası Simit/Emre Boyacı; Topçuluk Tarihimiz/Ahmet Sarbay; Sultan Birinci Mahmud/Ahmed Pak…

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.